Siber Suçlular Yedeklemelerinizi Hedef Alıyor: Hazır mısınız?

BT sektöründe çalışanlar, kararlarını verilere dayandırmaktan gurur duyar. Sistemlerin çalışma süresi, performans ölçümleri, güvenlik durumu gibi her şeyi titizlikle izleriz. Hatta kişisel hayatımızda bile, örneğin akıllı saatimizle adımlarımızı ya da kalp atış hızımızı aynı özenle takip ederiz.

Ancak ironik bir gerçek var: Akıllı saatimizle günlük adımlarımızı dünyanın her yerinden görebilirken, çoğu şirket yedekleme sistemlerinin güvenilirliği ve kurtarma kapasitesi konusunda tamamen kör. Şunu düşünün: En son ne zaman yedeklemelerinizin doğruluğunu gösteren bir rapor gördünüz? Kaç kez bir tatbikat yapıp birkaç makineden fazlasını kurtardınız? Siber saldırılara karşı koruma planınızı ne sıklıkta test ettiniz? Gerçek testlere dayalı kurtarma sürelerini ne zaman kontrol ettiniz?

Bu görünürlük eksikliği sadece teknik bir sorun değil, aynı zamanda organizasyonel bir mesele. Veeam Fidye Yazılım Trendleri 2025 Raporu’na göre, BT operasyonları ile güvenlik ekipleri arasındaki kopukluk, siber suçluların istismar ettiği ciddi güvenlik açıkları yaratıyor. Kuruluşların %89’u, yedekleme depolarının doğrudan hedef alındığını söylüyor. Bu, teknoloji kadar iş birliği ve hazırlıkla da ilgili bir sorun.

Yedekleme Hazırlığındaki Yanılgı

2025 Veeam Raporu, 1.300 kuruluşun verileriyle ve siber şantaj olaylarıyla uğraşan Coveware’den gerçek dünya verileriyle bu sorunu netleştiriyor. En büyük bulgu, BT ekiplerinin yedeklemeleri hakkında bildiklerini sandıkları ile gerçekte olanlar arasındaki fark.

Önemli Veriler:

  • %89’u, yedekleme depolarının siber suçlular tarafından hedef alındığını, ortalama %34’ünün değiştirildiğini veya silindiğini bildirdi.

Bu ne anlama geliyor? Siber suçlular, yedeklemelerin kurtarma için son çare olduğunu biliyor. Eğer yedeklemeleri bozabilirlerse, fidye almaları kolaylaşır. Modern fidye yazılım grupları, ağınızda geziniyor, yedekleme sistemlerinizi buluyor ve ana saldırıyı başlatmadan önce bunları yok ediyor.

Daha da kötüsü, yıllardır var olan bir teknolojiye rağmen:

  • Sadece %32’si değişmez (immutable) yedekleme sistemleri kullanıyor.

Değişmez yedekleme, oluşturulduktan sonra silinemeyen veya değiştirilemeyen veri demektir. %68’lik çoğunluk, yedeklemelerini eski yöntemlerle koruyor; bu, 2015’te donanım arızalarına karşı korunurken işe yarardı, ama 2025’te siber şantajlara karşı yetersiz.

Güven Yanılgısı

Rapordan çarpıcı bir gerçek:

  • Fidye yazılım mağdurlarının %69’u saldırı öncesi hazır olduklarını düşünüyordu, ama saldırı sonrası bu güven %20’den fazla düştü.

Bu, algı ile gerçeklik arasındaki büyük bir uçurumu gösteriyor. Finansal tahminleriniz veya performans ölçümleriniz %20 yanılıyorsa, hemen sistemi değiştirirsiniz. Ama yedekleme hazırlığında bu yanılgıyı normal kabul ediyoruz. Artık bu konuyu ciddiye alma vakti.

Raporun diğer bulguları:

  • %98’inde fidye yazılım planı var, ama sadece %44’ü yedekleme doğrulaması, %32’si koruma planı içeriyor.
  • Sadece %28’i yedeklemeleri test etmek için sanal alan kullanıyor.
  • %39’u, verileri test etmeden doğrudan üretime yüklüyor. Yani, 10 şirketten 4’ü, bozuk veya kötü amaçlı veriyle işlerini riske atıyor.

Ekip İş Birliğinde Sorunlar

Sorun sadece teknik değil; BT ve güvenlik ekipleri arasındaki iş birliği eksikliği büyük bir problem. %52’si, bu ekiplerin uyum sağlaması için ciddi iyileştirmeler gerektiğini söylüyor. Sadece %11’i sorun olmadığını düşünüyor. Yani, 10 şirketten 9’u daha iyi iş birliğine ihtiyaç duyuyor.

Geleneksel olarak, güvenlik ekipleri saldırıları önlemeye, BT ekipleri ise sistemleri çalışır tutmaya odaklanır. Yedekleme ve kurtarma, bu iki alan arasında sıkışıyor. Ekipler ayrı çalıştığında, siber suçluların istismar ettiği boşluklar oluşuyor.

Bütçe Dağılımı:

  • Kuruluşlar BT bütçesinin %31’ini güvenliğe, %28’ini kurtarmaya ayırıyor. Bu alanlardan birine az yatırım, siber tehditlere karşı zayıflatır. Dengeyi iyi kurmak lazım.

İyi haber: İş birliği sadece şirket içinde değil, sektör genelinde de artıyor. Teknoloji firmaları, fidye yazılım bilgilerini paylaşarak daha güçlü savunma sistemleri oluşturuyor. Saldırıları bildiren şirketler, tüm sektöre fayda sağlıyor. Olayları ifşa etmek, farkındalığı artırır ve tartışmaları yönetim kurulu seviyesine taşır.

Rapor, %94’ün kurtarma, %95’in güvenlik bütçesini artırdığını gösteriyor. Bu, daha fazla farkındalık ve medya ilgisiyle bağlantılı olabilir.

Sonuç: Ne Yapmalı?

2025 Veeam Raporu, yapılması gerekenleri açıkça ortaya koyuyor:

  1. Verilere Dayanın: Yedekleme doğrulamalarını düzenli yapın ve kurtarma sürelerini test edin. Başarı oranlarınızı gösteren bir raporunuz yoksa, umuda güveniyorsunuz demektir.
  2. Güven Uçurumunu Kapatın: Saldırı sonrası güvenin düşmesi, hazırlık eksikliğini gösteriyor. Çapraz ekip tatbikatları ve simülasyonlar, gerçekçi beklentiler oluşturur.
  3. Ekipleri Birleştirin: %89’u iş birliği gerektiğini söylüyor. Güvenlik ve BT ekipleri birlikte plan yapmalı; yedekleme, bu iki alanın kesişiminde kritik bir rol oynar.
  4. Dengeli Yatırım Yapın: Güvenlik ve kurtarma bütçeleri stratejik olmalı, tepkisel değil.
  5. Modernize Edin: %68 hala eski yedekleme yöntemleri kullanıyor. Değişmez yedeklemeler, 2025’te bir zorunluluk.
  6. Kolektif Savunmayı Benimseyin: Saldırıları ifşa etmek, farkındalığı artırır ve tartışmaları üst seviyelere taşır.

Siber suçlular, altyapınızı ve zayıf noktalarınızı sizden iyi biliyor. Sigorta şirketleri bile yetersiz hazırlığı tolere etmiyor. BT’de her alanda gösterdiğimiz veri odaklı yaklaşımı yedeklemelere de uygulamalıyız. Felaket anında önemli olan tek şey, yedeklemelerinizin çalışıp çalışmadığı. Çok fazla şirket, bunu zor yoldan öğrenmek üzere.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir